
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kerkük-Ceyhan ham petrol boru hattının faaliyetlerini bir sene daha sürdürmesine olanak tanıyacak mutabakat çerçevesinde, Irak yönetiminin günlük 750,000 varil petrol nakletmek istediğini ve Türkiye’nin bu talebe uygun kapasiteyi tahsis ettiğini bildirdi.
Irak’ın karasal yoldan petrol ihraç edebilmek için kullandığı yegane güzergah olan Kerkük-Ceyhan hattının işleyiş esaslarını düzenleyen Irak-Türkiye ham petrol boru hattı anlaşmasının yürürlük süresi bu ayın sonu itibarıyla nihayete erecek. İki devlet, söz konusu nakil hattının fiili olarak bir yıl boyunca daha faal kalmasını sağlayacak ön mutabakata geçen hafta imza koydu. Resmi imzaların ise önümüzdeki günlerde atılması planlanıyor.
Bölgesel gerilimlerin gölgesindeki boru hattı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı deniz trafiğine kapattığını ilan etmesi ve Irak’ın deniz rotalı ihracatının sekteye uğramasının ardından yeniden kritik bir önem kazandı.
Nitekim boğaz üzerindeki tanker geçişlerine yönelik kısıtlamalar bugün de devam etti. Türkiye, mevcut yasal koşullar altında eski anlaşmayı yenilemeye sıcak bakmadığını, tamamen farklı ve yeni bir mukavele imzalamak istediğini geçen yıl Irak makamlarına resmi olarak iletmişti.
SEVKİYAT KAPASİTESİ ÜÇ KATINA ÇIKARILACAK
Boru hattı, geride kalan yıllarda Türkiye açısından hukuki ve mali açıdan oldukça sorunlu bir süreç yaşanmasına neden oldu. Uluslararası tahkim mahkemesinin Türkiye aleyhine hükmettiği tazminat kararının ardından 2023 senesinde hattan gerçekleştirilen sevkiyatlar tamamen durdurulmuştu.
Yaşanan petrol akışı, Irak’ın kendi iç siyasi uyuşmazlıkları nedeniyle ancak iki buçuk yıllık bir aranın ardından, yani geçen yılın son döneminde yeniden başlatılabildi.
Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) verilerine göre, sevkiyat zinciri kesintiye uğramadan evvel günlük yaklaşık 480,000 varil petrol transfer eden ve toplamda 1.4 milyon varil taşıma kapasitesine sahip olan hattın, yeniden devreye alınmasından sonra günlük ancak 190,000 varil seviyesinde sevkiyat yapabildiği tespit edildi. Irak hükümetinin ilettiği son talep, boru hattı kullanımının mevcut hacme kıyasla üç katına çıkarılacağına işaret ediyor.
Kabine toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak ile yürütülen müzakerelere dair şu bilgileri paylaştı:
“Onlar da bize dediler ki bizim 750,000 varillik bir kapasiteye ihtiyacımız olur. Gerçi bugün akan 180-200 bin varil ama, tamam dedik, 750,000 varili biz size ayırırız. Bir sene içerisinde de biz yeni bir ITP’yi, yani daha kapsamlı bir ITP’yi imzalamak istiyoruz.”
Kerkük’ten başlayan hattı güney yönünde Basra Körfezi’ne kadar uzatmayı ve hattın toplam taşıma kapasitesini 2.5 milyon varil seviyesine ulaştırmayı hedeflediklerini yineleyen Bayraktar, “Irak Başbakanı ile de görüştük… Kuveyt istiyorsa bu boru hattına petrolünü koysun. Başka isteyenler olursa Körfez’den onlar koysun gibi kapsamlı şeyler söyledik” şeklinde konuştu.
Bakan Bayraktar, uluslararası tahkim mahkemesinin Türkiye’ye kestiği 1.5 milyar dolarlık tazminat cezasının da yeni boru hattı görüşmelerinin temel bir parçası haline getirildiğini dile getirdi. Bayraktar ayrıca, hattın uzatılması çalışmaları esnasında mevcut güzergaha paralel bir doğalgaz boru hattının da inşa edilebileceğini, bu sayede Katar ya da farklı kaynaklardan tedarik edilecek gazın taşınabileceğini belirtti.
IRAK İLE DEVAM EDEN TAHKİM SÜREÇLERİ VE BORU HATTI DAVALARI
Bakan Bayraktar, Irak ile Türkiye arasında sürmekte olan tahkim davası ve bu davanın ardından açılan diğer yasal süreçlere ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Uluslararası tahkim mahkemesi, 2023 yılının şubat ayında, Irak hükümetinin onayı ve rızası olmaksızın 2014-2018 yılları arasındaki dönemde petrol sevkiyatına müsaade edilerek 1976 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlal edildiği gerekçesiyle Türkiye’yi net 1,5 milyar dolar tazminat ödemeye mahkum etmişti.
Tahkim mahkemesinin açıkladığı ana kararda, Türkiye’nin Irak’a 2 milyar dolar ödemesi, Irak’ın da 1990’lı yıllardan bu yana eksik gerçekleştirdiği nakil ödemeleri sebebiyle Türkiye’ye 500 milyon doların üzerinde bir ödeme yapması hükme bağlanmıştı. Ekonomi uzmanları, faiz hesaplamalarının netleştirilmesinin ardından Türkiye’nin ödemekle yükümlü olacağı net tutarın daha aşağı seviyelere gerileyeceğini öngörüyor.
Söz konusu tazminat cezasının kesinleşmesinin akabinde Irak ve Türkiye, “tenfiz” olarak adlandırılan cezanın fiilen yürürlüğe konulması ve birikmiş faiz miktarının hesaplanması amacıyla ABD’nin Washington DC kentinde iki ayrı bağımsız dava açtı. Bayraktar, bu davaların yargılama süreçlerinin devam ettiğini aktardı.
YAVUZYILMAZ’IN PAYLAŞTIĞI BELGEYE YANIT
Bakan Bayraktar, CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın Fransa’nın başkenti Paris’te açılan temyiz davasının mahkeme heyeti tarafından reddedildiğini gösteren resmi belgeye ilişkin soruyu ise şu sözlerle yanıtladı:
“O ilk kararla alakalı da (tahkim) Paris’teki mahkemeye bir itirazda bulunduk. Ama hukuki prosedür tamamlansın istedik. Ama esas şu anda baktığımız şey o Washington’da devam eden tenfiz davası.”
Bayraktar, tahkim mahkemesi nezdinde 2018 yılından sonraki dönemi kapsayan ikinci bir davanın da halen devam ettiğini sözlerine ekledi. Tahkim kararlarıyla sonuçlanmış olan mevcut ikili anlaşmanın bu şartlar altında sürmesini istemediklerini tekrarlayan Bayraktar, varılan 12 aylık mutabakatın ana boru hattı anlaşmasının bir uzatması olmadığını, sadece bir yıl süreli geçici bir petrol taşıma sözleşmesi olduğunun altını çizdi.


