New Horizons şu anda Dünya’dan yaklaşık 9,5 milyar kilometre uzakta. NASA, uzay aracının sağlıklı durumda olduğunu ve uzun yolculuğunda yeni bilim verilerini göndermeye hazırlandığını açıkladı.
New Horizons, uzun seyir dönemlerinde enerji ve sistem ömrünü korumak için zaman zaman uyku moduna alınıyor. Araç, haziran ayının sonunda yaklaşık 321 günlük uykunun ardından yeniden çalışır duruma geçti.
NASA’nın tarihi görevi, 2006 yılında başlamıştı. New Horizons, 14 Temmuz 2015’te Plüton’un yakınından geçerek cüce gezegeni ilk kez yakından inceleyen uzay aracı oldu. 2019’da ise Arrokoth adlı Kuiper Kuşağı cismini ziyaret ederek bugüne kadar yakından incelenen en uzak ve en ilkel gök cisimlerinden birini görüntüledi.
Şimdi ise görev, Plüton’un çok ötesinde başka bir soruya odaklanıyor: Güneş’in etkisi uzayda tam olarak nerede sona ermeye başlıyor?
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
GÜNEŞ’İN BALONU
Güneş, sürekli olarak yüklü parçacıklardan oluşan bir akım yayıyor. Güneş rüzgârı adı verilen bu akım, gezegenlerin çok ötesine kadar uzanarak Güneş Sistemi’nin çevresinde dev bir kabarcık oluşturuyor.
Bu kabarcığa heliosfer deniyor. Heliosfer, Güneş Sistemi’ni galaktik kozmik ışınlara karşı kısmen koruyan dev bir kalkan gibi çalışıyor.
Ancak bu sınır sabit değil. Güneş’in 11 yıllık etkinlik döngüsüne bağlı olarak heliosfer genişleyip daralıyor. Güneş daha aktif olduğunda kabarcık büyüyor; daha sakin dönemlerde ise küçülüyor.
KRİTİK SINIR
Bilim insanlarının özellikle merak ettiği bölge “termination shock” olarak bilinen sınır. Bu noktada Güneş rüzgârı, yıldızlararası ortamla karşılaşınca aniden yavaşlıyor.
Voyager 1 ve Voyager 2, bu sınırları geçerek Güneş’in oluşturduğu koruyucu kabarcığın dışındaki ortam hakkında insanlığa ilk doğrudan verileri sağlamıştı. New Horizons ise aynı bölgeye farklı bir yönden yaklaşarak bu yapının daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Southwest Research Institute araştırmacılarının yayımladığı iki yeni çalışmaya göre New Horizons’ın bu sınırla karşılaşması en erken 2029’da, en geç 2040’ta gerçekleşebilir. Aralığın geniş olmasının nedeni, heliosferin Güneş’in değişen etkinliğine göre sürekli hareket etmesi.
BİRDEN FAZLA GEÇEBİLİR
Araştırmacılar, New Horizons’ın bu sınırı yalnızca bir kez değil, birden fazla kez geçme ihtimalinin de bulunduğunu belirtiyor. Çünkü sınır, sabit bir duvar gibi durmuyor; Güneş’in etkinliğine bağlı olarak içeri ve dışarı hareket ediyor.
Bu nedenle uzay aracı bir dönem sınırın dışına çıkıp, heliosfer genişlediğinde yeniden içine girmiş gibi ölçümler yapabilir. Bu da bilim insanlarına Güneş Sistemi ile yıldızlararası ortam arasındaki etkileşimi gerçek zamanlı izleme fırsatı verebilir.
NEDEN ÖNEMLİ?
New Horizons’ın yapacağı ölçümler, Güneş Sistemi’nin dış sınırlarını anlamak için büyük önem taşıyor. Heliopoz, termination shock ve Güneş rüzgârının davranışı; yalnızca gezegen sistemimizin yapısını değil, yıldızların çevrelerinde nasıl koruyucu kabarcıklar oluşturduğunu da gösteriyor.
Bu veriler, gelecekte yıldızlararası yolculuk planları için de temel bilgi sağlayabilir. Çünkü Güneş Sistemi’nin nerede bittiği, yıldızlararası ortamın nerede başladığı ve bu geçiş bölgesinde radyasyonun nasıl değiştiği, uzak uzay görevlerinin güvenliği açısından kritik.
TARİHİ GÖREV SÜRÜYOR
New Horizons, Plüton görevinden sonra beklenenden çok daha uzun süre bilim üretmeyi başardı. Kuiper Kuşağı’nda ilerleyen araç, artık yalnızca bir gezegen keşif aracı değil; Güneş Sistemi’nin dış sınırlarını ölçen bir derin uzay gözlemcisine dönüşmüş durumda.
Eğer her şey planlandığı gibi giderse New Horizons, önümüzdeki yıllarda insanlığın Güneş’in koruyucu kabarcığının sonlarına dair en değerli verilerinden bazılarını gönderebilir. Plüton’u ilk kez yakından gösteren araç, bu kez Güneş Sistemi’nin nerede sona ermeye başladığını anlamamıza yardım edecek.


